üç

Tanıdık

Recognition

Seni tanımadan önce
beni izliyordun.
Kalenden bakıp
benim kalemi seyrediyordun uzaktan.

Ne söylediğimi değil,
nasıl söylediğimi duyuyordun.
Ne kazandığımı değil,
nasıl taşıdığımı görüyordun.

Sen biliyordun,
ben bilmiyordum.

Ve bir gün
kalelerin savunmasını sordun.
Sonra her gelişinde
yeni bir soru getirdin.

Bir gün sessizliği bozdun:
“Bir dahaki sefer sen yaz bana.
Hep ilk yazan ben olmak zorunda değilim.”

Çünkü bazı sorular
soruldukları anda değil,
sonradan anlaşılır.
Ve bazı insanlar
hayatına girdikleri anda değil,
sonradan tanınır.

Mevsimler döndü.
Fırtınalar koptu ve dindi.
Çehreler değişti.
Maskeler bir bir düştü.

Ama ne zaman dönüp baksam
aynı yere varıyordum.

Ve bir gün şöyle dedin:
“Sen benim için herhangi biri değilsin.”

Ne büyük bir itiraftı.
Ne de bir aşk ilanı.
Ama dünya yerinden biraz oynadı.

Çünkü bazı cümleler
söyledikleri için değil,
artık geri alınamayacakları için önemlidir.

Belki bu yüzden tanıdık geldin.
Başka bir hayattan değil.
Bir masaldan da değil.

Kalabalık bir dünyanın içinde
uzaktan aynı şarkıyı duyan
iki yabancı gibi.

Sıradan değildin;
çünkü beni sevmeden önce,
beni görmüştün.

03
← Kayıp ÇeviriİçindekilerKale Oyunları →