Yarım kalan şiirler gibi konuşurdun
Dokunsam dağılıp gidecek kadar hafif
Ben her cümlenin içinde seni arardım
Kelimelerin arasından kalbine erişebilmek için
Karanlığımın içindeki ışıktın sen
Yağmurdan sonra duran sessiz bir oda gibi
Ben ise yanında duran eski bir kitaptım
Yalnızlığına gece boyunca eşlik eden
Işığım…
Bazı duygular kıyıya vurmaz
İçte sessizce büyür yalnız
Işığım…
İçimde gizli kalan odaları
Bir bir sen açtın
Sen sınırlarının içinde dikkatle yaşardın
Ben su gibi yön değiştirirdim hayatta
Kurallarınla benim dağınık rüzgârlarım arasında
Kimsenin bilmediği bir dünya kurduk
Önce küçük oyunlarıma gülerdin
Kahven taşarken gözlerin parlar gibi
Sonra bir gece sustun ansızın
Sanki yıllardır kapalı duran bir kapı
İçinde yavaşça aralanmıştı
Ve neden geri çekildiğini biliyorum
Neden denize sırtını döndü o fener
Bizi akıntının ellerinden kurtarmaya çalışıyordun
Kıyılar kaybolmadan önce
Işığım…
Bazı aşklar gece denizi gibidir
Yüzdükçe dibe çeker insanı
Işığım…
Şimdi bile uzak kıyılardan
Işığın omzuma düşüyor geceleri
Bir gün bana neden seni sevdiğimi sordun
Sanki böyle bir şey anlatılabilirmiş gibi
Yine de konuştum seni sevdiğim için
Her cevabın eksik kalacağını bilerek
Belki de hikâyemiz en başından buydu
Söylenemeyeni çevirmeye çalışan iki kalp
Sen fırtınalarını içinde saklarken
Ben hâlâ ışığına doğru sürükleniyorum