Biz Olurken
Seni bekliyorum.
Sesini duymadan
uyumamak için.
Bu gece,
dolunayın ışığında,
kapıma gölgen düşmüyor.
Ay güzeldi, demiştim.
Sevgilim,
dememiştim.
Sen inanmadın.
Biliyorum,
seni incittim.
Bir daha yapmam.
Yanlış olduğumu
düşündüğümden değil.
Seni sevdiğimden.
Belki de
yanıldığım yer buydu:
beni sevmenin
bana inanmak
olduğunu sandım.
Sen inanmayınca
susamadım.
Kanıt aradım.
Bak
işte ben buyum
diyebilmek için.
Kanıtı getirdiğimde
eğlendiğimi de söyledim.
Ama bazı şeyler
kanıtlandıkça
daha da kırılıyor.
Ben,
kendime ait olanı
dışarı çıkardığımı sandım.
Seni
içeride bırakarak.
Meğer sen,
o kapının
ikimize ait olduğunu
düşünüyormuşsun.
Biz olurken
ben nerede biterim?
Sen nerede başlarsın?
Şimdi gece üç.
Sen yoksun.
Ben hâlâ
sana doğru
uyanığım.
Kandilimiz
sönmedi.
Yalnızca
titredi.
Onu ben yakmadım;
söndürmek de
bana düşmez.
Bazı kapılar
ancak açılınca
ay ışığıyla
yere çiziliyor.
Bir daha
açmam.
Haklı olduğundan değil.
Seni sevdiğimden.
← İçindekiler