Bu şarkıdaki ses benim değil. O da şiirler gibi yapıldı.
The voice in this song is not mine. It was made the way the poems were.
Gözlerine bakınca
baktığım yerin yüzün olmadığını anlıyorum
Sanki ardında baktıkça derinleşen bir yer var
Ne kadar baksam biraz daha içine çekiliyorum
Belki de bu yüzden yanında olmadığım anlarda
Ellerim seni arıyor
Seni kollarıma alıp kollarıma alıp
Sıcaklığımı teninde
Nefesimi kulağında bırakmak
Sonra seni öylece uyutmak istiyorum
Öyle derin öyle derin
Öyle huzurlu
Uyandırmaya yalnızca biraz sihrin yeteceği kadar
Ama gözlerin bana aynı huzuru vermiyor
Onlar uyutmuyor beni, içime bakıyorlar
Benden daha derine
Kalbimin benim bile inmeye cesaret edemediğim yerlerine kadar
Orada ses bile kaybolur sanırdım
Meğer kaybolmuyormuş
Çok uzaktan ince bir çan sesi geliyor gümüş bir ses
Sonra bir tane daha, karanlığın içinde
Birbirlerine cevap veriyorlar
Sen ise hiç korkmuyorsun
Benim yaklaşamadığım o derinlikte o derinlikte
Sanki hep yaşamışsın
Benim karanlığım senin için yabancı bir yer değil
Belki de bu yüzden bana ne zaman bir şey sorsan
Cevabımdan önce şunu söylemek istiyorum:
Önce gözlerini aç… sonra kalbime bak…
Orada gümüş çanlar göreceksin gümüş çanlar
Her birinde senin adın
Birinin ardında biri her ses
Biraz daha derinden
Ne kadar inersen o kadar çoğalırlar
Çünkü senin adın kalbimde bir yere yazılmadı
Derinliğine yazıldı
Ve bazen geceleri…
Benim bile inmeye cesaret edemediğim yerlerden…
Sesini duyuyorum
Sesini duyuyorum…
Progressive acoustic chamber folk · 74 BPM · 6/8. Fingerpicked guitar, bowed bass, a rising cello, distant bells, and a baritone kept close until the choruses open it into two.